"Enter"a basıp içeriğe geçin
Filter by Kategoriler
Kuran-ı Kerim
Hadisler ve İslam Tarihi
Alevilik
İncil
Tevrat
Avesta
Mitoloji
Diğer Kitaplar

23. Sünnetin menşei ve sünnetsizlerin lanetlenmesi

Ve bunu dedikten sonra, İsa seyretmekte oldukları dağın yanına oturdu. Ve havarileri sözlerini dinlemek için yanına geldi. Sonra İsa dedi, “İlk insan adem, şeytanın kandırması ile Allahın yasakladığı yemeği Cennette yiyince, derisi ruhuna isyan etti; bunun üzerine yemin edip dedi, “Vallahi seni keseceğim!” Ve bir kaya parçası bulup, taşın keskin kenarıyla kesmek için derisini ele aldı; bunun üzerine Cebrail tarafından azarlandı. Ve cevap verdi, “Onu keseceğim diye Allaha yemin ettim. Asla bir yalancı olmayacağım!” Ardından, Melek ona derisinin fazla kısmını gösterdi ve o da bunu kesti. İşte, bundan böyle nasıl herkes derisini ademin derisinden aldı ise, öyle de ademin bir yeminle söz verdiği şeyi yerine getirmekle yükümlüdür. adem bunu oğullarına uyguladı ve bu sünnet zorunluluğu nesilden nesile süregeldi. Fakat İbrahimin zamanında yeryüzünde yalnızca birkaç kişi vardı sünnetli. Çünkü şu puta tapıcılık yeryüzünde pek yaygındı. Bunun üzerine, Allah İbrahime sünnetle ilgili gerçeği söyledi ve bu ahdi yaptı. “Derisini sünnet ettirmeyecek kişiyi, ebediyen kullarım arasından atacağım.” Havariler İsanın bu sözleri üzerine konuşmasının ciddiyet ve ateşinden dolayı korkuyla titrediler. Sonra İsa dedi, “Korkuyu, ön derisini sünnet ettirmeyene bırakın, çünkü o, Cennetten mahrumdur.” Ve İsa bunu deyip ardından da şöyle konuştu, “Pek çoklarının ruhu Allahın hizmetine hazırdır, fakat beden zayıftır. Bu bakımdan Allahtan korkan insan bedenin ne olduğuna, nereden geldiğine ve neyde yok olacağına bakmalıdır. Yeryüzünün çamurundan Allah bedeni yarattı. Ve ona bir iç üflemeyle hayat nefesini üfledi. Ve bu nedenle, beden Allahın hizmetinden geri kaldığı zaman, bu dünyada ruhundan nefret ettiği kadar, sonsuz hayatta onunla birlikte olacağı düşünülerek çamur gibi atmalı ve çiğnenmelidir. Şimdiki halde bedeni, arzuları ortaya koyuyor, bütün iyiliklerin amansız düşmanıdır o, çünkü tek başına günahı arzulayan odur. İnsan, bir düşmanını tatmin etmek uğruna, Allahın, yaratıcısının rızasını bir kenara mı atmalıdır? Buna dikkat edin, bütün veliler ve peygamberler, Allaha hizmet için bedenlerinin düşmanı olmuşlardır. Bu nedenle de, Allahın kulu Musaya verilen kanuna karşı gelmemek ve gidip sahte ve yalancı tanrılara hizmet etmemek için, tereddüt etmeden ve severek ölüme gitmelidir. Dağların çöllük yerlerine kaçıp, yalnızca ot yiyen ve keçi derisi giyen İlyayı hatırlayın. Ah, kaç gün ağzına yiyecek, içecek bir şey almadı! Ah, ne kadar da dayandı, sabretti! Ah, ne yağmurlar ıslattı onu ve yedi yıl necis izabelin acımasız zulümlerine tahammül etti! Arpa ekmeği yiyen ve kaba giysileri giyen Elisayı hatırlayın. İşte size söylüyorum ki, bedeni terk etmekten korkmayan bu zatlardan krallar ve prensler şiddetle korkuyorlardı. Bedenin terkedilmesi için bu kadarı yetmelidir size ey insanlar. Taş türbelere bakarsanız, bedenin ne olduğunu bilirsiniz.”