"Enter"a basıp içeriğe geçin

Etiket: 2- Yüce Allah’ın: “De ki Gerek Allah diye ad Verin Gerek Rahmân diye ad Verin Hangi Adı Verirseniz Nihâyet En Güzel İsimler O’nundur…” (El-İsrâ: 110) Kavli Bâbı

Buhari 7466

7466 Usâme ibn Zeyd (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Bizler Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanında bulunuyorduk. O’na kızlarından birinin elçisi geldi de kendisini ölmek üzere olan bir çocuğuna gelmesi için çağırıyordu. Peygamber, elçiye:

— “Kızıma dön ve ona Allah’ın almak ve vermek istediği herşey kendisine âiddir. Ve herşeyin ilâhî ilimde ta’yîn edilmiş bir ömrü var olduğunu ona haber ver ve kendisine: Sabret ve bu sabrın Allah yanında bir ecir ve sevabı olduğunu da hatırla! diye emret” buyurdu.

Elçi gidip tekrar döndü de:

— Kızınız herhalde kendisine geliniz diye yemîn etti, dedi. Bunun üzerine Peygamber, beraberinde Sa’d ibn Ubâde, Muâz ibn Cebel olduğu hâlde kalkıp gitti. Hasta çocuk Peygamber’in kucağına verildi. Çocuğun nefesi gidip gelmekte idi. Nefsi, canı sanki eski bir kırba içinde gibi idi. Peygamber’in iki gözü yaş döktü. Sa’d ibn Ubâde bu yaşları görünce:

— Yâ Rasûlallah! Bu yaş, bu ağlama nedir? dedi. Rasûlüllah:

— “Bu gözyaşı, Allah’ın kullarının kalblerine koyduğu bir rahmettir. Allahu Taâlâ ancak kullarından merhametli ve şefkatli olanlara merhamet eyler” buyurdu.