Bize Muhammed b. Ömer b. Vakıd haber verdi; dedi ki: Bana Ebu Bekir b. Abdullah b. Ebu Sebre anlattı. O İshak b. Abdullahtan, o Ebu Seleme el-Hadramiden o da İbn Abbastan rivayet etti. Bana ayrıca Muaz b. Muhammed el-Ensari anlattı. O da asım b. Amr b. Katadeden nakletti. Bana ayrıca Muhammed b. Abdullah anlattı. O ez-Zühriden, o Ebu Bekir b. Abdurrahman b. el-Haris b. Hişamdan rivayet etti. [Dedi ki:] Bana ayrıca Abdullah b. Osman b. Ebu Süleyman b. Cübeyr b. Mutim anlattı. O da babasından rivayet etti. Sözleri birbirine karıştı; dediler ki: Necaşinin Cafer b. Ebu Talib ve arkadaşlarına iyi davrandığı ve onlara ikramda bulunduğu haberi Kureyşe ulaşınca çok zorlarına gitti; Resulallaha ve arkadaşlarına öfkelenmeye başladılar. Hatta Resulallahı öldürmeyi kararlaştırdılar. Ayrıca bir sözleşme yazarak kimsenin Beni Haşime kız vermemesini, onlara bir şey satmamalarını, onların yanına gitmemelerini kararlaştırdılar. Sayfayı kaleme alan Mansur b. İkrime el-Abderi idi. Eli felç oldu. Sözleşmeyi içeren sayfayı Kabenin içine yerleştirdiler. Bazıları sayfanın, Ebu Cehilin teyzesi Ümmül-Cülas bt. Muharribe el- Hanzaliyyenin yanında olduğunu söylediler. Kureyş, bisetin 7. yılı Muharrem ayında Beni Haşimi Ebu Talibin vadisinde kuşatma altına aldı. Muttalib b. Abdümenafın çocukları da, Beni Haşim ile birlikte Ebu Talibin vadisine yerleştiler. Ebu Leheb ise, Kureyş tarafına geçerek Beni Haşim ve Beni Muttalibe karşı onlara destek oldu. Kureyş onlardan zahire ve diğer ihtiyaçları kesti. Beni Haşim ancak hac döneminde mahallelerinden çıkabiliyorlardı. Nihayet aç kaldılar ve vadinin gerisinden, çocuklarının (ağlama) sesleri duyulmaya başladı. Bu durum, Kureyşten bazılarının hoşuna gitti, ama bazılarını da üzdü ve “Mansur b. İkrimenin başına gelenlere bakınız.” dediler. Beni Haşim üç yıl vadide kaldı. Sonra Allah, onların yazdıkları sayfanın durumunu, sayfada yer alan Allah lafzı dışında zulüm ve haksızlık ifade eden bütün kelimelerin bir kurtçuk tarafından yenildiğini Resulüne gösterdi. Bize Ubeydullah b. Musa haber verdi; dedi ki: Bize İsrail haber verdi. O Ziyad b. Feyyadtan, o da İkrimeden nakletti; dedi ki: Kureyş kendileriyle Allah Resulünü ilgilendiren bir anlaşma yaptı ve sayfanın üzerine üç mühür vurdu. Allah sayfanın üzerine bir kurtçuk gönderdi; Allah ismi dışında kalan her şeyi yedi. Bize Ubeydullah b. Musa haber verdi; dedi ki: Bize İsrail haber verdi. O Cabirden, o da Muhammed b. Ali ve İkrimeden rivayet etti; dediler ki: Sayfada yeralan “Bismike Allahümme” dışında kalan her şey yenilmişti. Bize Ubeydullah b. Musa haber verdi; dedi ki: Bize İsrail haber verdi. O da Cabirden nakletti; dedi ki: Bana Mekke ehlinden Kureyşli bir şeyh anlattı. Sayfa onun dedesinin yanında imiş; dedi ki:“Bismike Allahümme” dışında, sayfada ilişik kesmeyi ifade eden her şey yenilmişti. Kuşkusuz söz, Muhammed b. Ömerin ilk sözüne döndü. Muhammed b. Ömer dedi ki: Resulallah bu durumu Ebu Talibe anlattı; Ebu Talib de durumu kardeşlerine anlattı ve Mescide gittiler. Ebu Talib Kureyş kafirlerine, “Yeğenim asla bana yalan söylememiştir; bana haber verdi ki, Allah bir kurtçuğu sayfanıza musallat etmiş, kurtçuk sayfada zulüm, haksızlık ve ilişik kesmeyi ifade eden her şeyi yemiş; sayfada sadece Allahın adı kalmış. Eğer yeğenim doğru söylüyorsa, kötü düşüncenizden vazgeçersiniz; eğer yeğenim yalan söylüyorsa onu size teslim edeceğim. İster öldürür, ister sağ bırakırsınız.” dedi. Kureyşliler, “Bize karşı insaflı davrandın.” dediler Bunun üzerine sayfayı getirdiler; açıp baktılar ki, Resulallahın dediği gibidir. Sayfa ellerinden düştü ve başlarını önlerine eğdiler. Ebu Talib, “Durum ortaya çıktığı halde bunca zamandır neden hapsedildik ve kuşatıldık?” dedi. Sonra Ebu Talib ve arkadaşları Kabe ile Kabenin örtüsü arasına girip “Ya Rabbi! Bize zulmedenlere ve bizimle bağlarını koparanlara karşı bize yardım et ve onların bizim için yasakladıklarını bize serbest kıl.” şeklinde dua etti, sonra vadiye doğru gittiler. Kureyşten bazı adamlar, Beni Haşime yaptıklarına pişman olup hayıflandılar. Mutim b. Adi, Adi b. Kays, Zema b. el-Esved, Ebül-Bahteri b. Haşim ve Züheyr b. Ebu Ümeyye bunlardan bazılarıydı. Bunlar silah kuşanarak Beni Haşim ve Beni Muttalibin yanına gittiler ve onların evlerine gitmelerini istediler. Onlar da gittiler. Kureyş, durumun vehametini fark edince, iş ellerinde kaldı ve Muhammedi kendilerine teslim etmeyeceklerini anladılar. Beni Haşimin vadiden çıkışları bisetin 10. yılında idi. Bize Ubeydullah b. Musa haber verdi; dedi ki: Bize İsrail haber verdi. O Cabirden, o da Muhammed b. Aliden rivayet etti; dedi ki: Resulallah ve ailesi vadide iki yıl kaldı. el-Hakem, “Yıllarca kaldılar.” dedi.