"Enter"a basıp içeriğe geçin
Filter by Kategoriler
Kuran-ı Kerim
Hadisler
Alevilik
İncil
Tevrat
Avesta
İslam Tarihi - İbnül Esir
Mesnevi Şerif - Mevlana
Peygamberler Tarihi
Tabakat - İbn Sad
Mitoloji
Diğer Kitaplar

Resulallahın İnsanları İslama Davet Etmesi

Bize Muhammed b. Ömer haber verdi, dedi ki: Bize Cariye b. Ebu İmran haber verdi. O Abdurrahman b. el-Kasımdan, o da babasından rivayet etti; dedi ki: Resulallah , Allahtan kendisine gelen şeyleri açıkça bildirmek, insanları dinine çağırmak ve onları Allaha davet etmekle emrolundu. Kendisine peygamberlik geldikten sonra, açık davetle emrolununcaya kadar üç yıl boyunca insanları gizli bir şekilde davet etti. Bize Hevze b. Halife haber verdi; dedi ki: Bize Avf haber verdi. O da Muhammedten nakletti; dedi ki: “Allaha çağıran, salih amel işleyen ve Kuşkusuz ben müslümanlardanım. diyenden daha güzel sözlü kimdir?” ayetinde sözü edilen şahıs Peygamberdir . Bize Muhammed b. Ömer haber verdi; dedi ki: Bize Mamer b. Raşid haber verdi. O da ez-Zühriden rivayet etti; dedi ki: Resulallah hem gizli hem açık İslama davet etti. Ona iman edenler çoğalıncaya kadar, genç adamlar ve zayıf kimseler kendi iradeleriyle Allahın davetine icabet ettiler. Mekkeli kafirler ise [önceleri] Peygamberin dediklerini inkar etmiyorlardı. Peygamber inkarcıların oturdukları yerlerden geçtiği zaman Ona işaret ederek, “Abdülmuttalib ailesinin çocuğu gökten haber veriyor.” diyorlardı. Allah, taptıkları tanrılarını/putlarını ayıplayıp küfür üzere ölen babalarının helak olduklarını zikretmeye başlayınca durum değişti. Böyle olunca da Mekkeli müşrikler Resulallahtan yüz çevirdiler ve ona düşmanlık etmeye başladılar. Bize Muhammed b. Ömer haber verdi; dedi ki: Bize İbrahim b. İsmail b. Ebu Habibe haber verdi. O Davud b. el-Husayndan, o İkrimeden, o da İbn Abbastan nakletti; dedi ki: “En yakın akrabalarını uyar.” ayeti nazil olunca Resulallah Safa tepesine çıktı ve “Ey Kureyş topluluğu!” dedi. Kureyşliler, “Muhammed çağırıyor.” dediler ve ona yönelip toplandılar. Sonra, “Sana ne oluyor ey Muhammed?” dediler. Resulallah , “Şimdi, şu dağın tepesinde bir ordu var, desem bana inanır mısınız?” dedi. Onlar, “Elbette inanırız; bize göre sen töhmet altında biri değilsin, senin yalan söylediğini asla görmedik.” dediler. Resulallah , “Ey Beni Abdülmuttalib, Ey Beni Abdümenaf, Ey Beni Zühre! (Kureyşten birçok boyu saydı) Ben şiddetli bir azab hususunda sizleri uyarıyorum. Allah, en yakın akrabalarımı uyarmamı istedi. Sizler La ilahe illallah demedikçe sizin için ne bu dünyada bir menfaate, ne de ahirette bir kısmete kefil olabilirim.” dedi. [Dedi ki:] Ebu Leheb, “Günün kalıntısı, ellerin kurusun. Bizi bunun için mi çağırdın?” dedi. Bunun üzerine Allah, “Ebu Lehebin iki eli kurusun, kurudu da.” suresinin tümünü indirdi. Bize Muhammed b. Ömer haber verdi; dedi ki: Bize İbn Mevheb haber verdi. O da Yakup b. Utbeden rivayet etti; dedi ki: Resulallah ve arkadaşları İslama daveti açık yapmaya başlayıp, iş Mekkede yayıldığı ve Mekkeliler birbirlerini İslama davet ettikleri zaman Ebu Bekir (r), Said b. Zeyd ve Osman b. Affan, belli bir kesimde gizli davet yapıyorlardı. Ömer, Hamza ve Ebu Ubeyde b. el-Cerrah ise aleni bir şekilde İslama davet ediyorlardı. Kureyş bu açık davete çok kızdı. Bundan dolayı Resulallaha karşı kin ve haset duymaya başladılar. Bazı adamlar onun gıybetini yapmaya ve ona karşı husumete başladılar. Bazıları da, onunla aynı fikirde oldukları halde gizlendiler. Ancak onlar Resulallah hakkında gıybet edip ona düşmanlık yapmak suretiyle kendilerini tenzih ediyorlardı. Resulallaha karşı husumet ve düşmanlığı yürütenler Ebu Cehil b. Hişam, Ebu Leheb b. Abdülmuttalib, el-Esved b. Abdüyağus, el-Haris b. Kays b. Adi [yani İbnül-Gaytale. Gaytale onun annesi idi], el-Velid b. Muğire, Ümeyye ve Übey b. Halef, Ebu Kays b. el-Fakih b. el-Muğire, elas b. Vail, en-Nadr b. el-Haris, Münebbih b. Haccac, Züheyr b. Ebu Ümeyye, es-Saib b. Sayfi b. abid, el-Esved b. Abdülesed, el-as b. Said b. el-as, el-as b. Haşim, Ukbe b. Ebu Muayt, İbnül-Asdi el-Hüzeli, el- Hakem b. Ebül-as ve Adi b. el-Hamra idi. Bunlar genelde Resulallahın komşularıydı. Resulallahın en büyük düşmanları, Ebu Cehil, Ebu Leheb ve Ukbe b. Ebu Muayt idi. Rebianın oğulları Utbe ve Şeybe ve Ebu Süfyan b. Harb da düşmandılar, ancak onlar Resulallaha özel bir kin duymuyorlardı. Onların düşmanlıkları diğer Kureyşin düşmanlığı gibiydi. [İbn Sad dedi ki:] “Ebu Süfyan ve el-Hakem dışında onlardan hiçbiri Müslüman olmadı.” Bize Muhammed b. Ömer haber verdi; dedi ki: Bize Abdurrahman b. Ebüz-Zinad haber verdi. O Hişam b. Urveden, o babasından, o da Ayşeden (r) rivayet etti; dedi ki: Resulallah şöyle dedi: “Ben iki komşunun, Ebu Leheb ile Ukbe b. Ebu Muaytın kötülüğü arasında kalmıştım. Bazen hayvan tersi getirip kapımın önüne koyarlardı. Hatta bazen attıkları pisliği, getirip benim kapıma koyarlardı.” Resulallah kapıya çıkar ve “Ey Abdümenafoğulları! Hangi komşu bunu yaptı?” derdi ve sonra kaldırıp yola atardı.